Varis ve ödem ilişkisi
Merhaba bugün ki başlığımız ÖDEM. Beni ziyaret eden dostlarımız çok iyi bilirler, ben artık sadece varisle ilgilendiğim için ağrı, ödem, kaşıntı, kramp, huzursuz bacak gibi şikayetlerle bana gelen dostlarımıza yaptığımız tetkikler sonucunda ameliyat bile önersem ameliyat önerimi takip eden ilk cümle; "ben size ameliyat başarısını %100 garanti edicem, ancak ağrı ve ödem konusunda %1 bile garanti vermiyorum" olmuştur. Buna sebep olarak da varise spesifik tek şikayetin varis olması ve yüzlerce bazen binlerce sebebi olan şikayetlerin bir başlık tedavi edildiğinde geçmeyebileceğidir. Bu sebepten dolayı birazcık daha açıklayıcı olabilmek için bugünkü bloğu yazmayı uygun gördüm, umarım yararlanırsınız.
Ödemi birçok başlık altında toplayabiliriz akut-kronik, lokal-sistemik, bacaklarda oluşana tek - çift taraflı ya da oluşma yerine göre sıralamalar yapılabilir. Ama genel anlamda ödem dokuların arasına sıvı sızmasıdır.

Atar damarlarımız dallarını vere vere, hücrelere ulaşıp oksijenli kanı bırakırken bizim kapiller adını verdiğimiz mikron kalınlığındaki en ince dallarından geçerler. Aynı kapiller oluşum toplardamarları başlatır, kirli kanı toplaya toplaya, kalınlaşan kalınlaşa kalbe kadar geri götürürler. Damar yapımız oldukça enteresandır. Aslında geçirgen bir borunun içerisinde bir sıvıyı tutmak oldukça kompleks mekanizmalar gerektirir. İçeride oluşan basınç duvara yansıyıp dışarıya çıkmaya çalışırken farklı mekanizmalarla bu sıvı damarın içerisinde tutulur. Bu çok hassas bir denge halindedir aynı zamanda da her gün litrelerce sıvı damar dışına sızmakta ve içeriye geri emilmektedir. Ancak fizyolojik sınırlar içerisindeki bu denge, herhangi bir şekilde bozulduğunda biz ödemden bahsederiz.

Günlük hayatımızda ödem dediğimizde en çok ayak, bacak aklımıza gelse de aslında göz, beyin, akciğer, bağırsak, kas, ayak ve bacak ödem oluşabilen yerler arasındadır. Bunlardan beyin ve akciğer ödemi hayatı tehdit edebilecek ciddi sağlık problemlerine işaret etmektedir. Hafif bir ödem tuzlu yemeği, uzun oturuş, uzun ayakta duruşları takiben ortaya çıkabilir.
Hamilelikte mutlaka bir periferik ödem eşlik eder az ya da çok. Bunun dışında güneş yanıkları, yüksek rakımlarda yaşamakta ödem sebebi olabilir. Bu grup içerisinde ilaç yan etkilerini de saymak mümkündür. Östrojen preparatları ibubrofen, naprosyn gibi antienflamatuar ilaçlar, bazı diyabet ilaçları, steroidler, bazı kanser ilaçları ve kalsiyum kanal blokerleri dediğimiz hipertansiyon ilaçlarını bu grupta saymak mümkündür.

Sebep sonuç ilişkileri ile değerlendirdiğimizde çeşitli mekanizmalar ve çeşitli hastalıklar ödeme sebebiyet verebilmektedir en başlıcalarını şekilde göstermeye çalıştım.

Ödem oluştuğu yere göre şikayet verir. El ve kollarda şişlik yaparken, akciğer ödemi nefes darlığı, göğüs ağrısı, solunum zorluğuna sebep olur. Bağırsaklarda oluşacak olan ödem karın ağrısına, kaslarda oluşan ödem eklem ağrısına, şişen bölgelerde gerginlik ve hassasiyete sebebiyet verecektir. Tedavi edilmediği takdirde deri de yaralara, dokularda kalınlaşmalara, dolaşım bozukluğu, yürüme güçlüğü ve artan enfeksiyon riskine sebep olacaktır.

Tanıda hikaye, muayene, röntgen, ultrasonografi, MR, idrar ve kan tahlilleri sizin şikayetlerinize göre oluşma yerine göre çeşitli tetkiklerle tanı konulmaya çalışılacaktır. Tedavi hafif ödem genellikle kendiliğinden geçer akşam yediğiniz fazla tuzdan dolayı olan ödemeniz kendiliğinden geçecektir. Uzun bir seyahati takiben oluşan bacak şişmeniz kendiliğinden normale dönecektir. Bunun dışında da özellikle küçük yaşam tarzı değişiklikleri diyet, spor, masaj gibi destekleyici tedavilerle de ödemin iyileşme süreci hızlandırılabilir. Orta derecede ödem için idrar söktürücüler gibi tedaviler gerekebilir ileri derecede bir ödem ve altta yatan bir sebep varsa ona yönelik tedaviler gereklidir. İlaçların değiştirilmesi, kalp, karaciğer, böbrek hastalıklarına yönelik tedaviler yapılmalıdır. Tabii ki genel olarak incelediğimizde sebebe yönelik tedaviler ve bunlara ek olarak yaşam tarzı değişiklikleri diyet, spor, masaj, çorap, elevasyon gibi yardımcı etkenlerde günlük hayatımızın ve yaşam kalitemizin düzelmesinde etkili olacaktır. En sık ayak ve bacaklarda rastladığımız ve sizi doktora götüren ödem aslında varisle ilgilendiğim için benim de ilgi alanıma girmektedir toplardamar yetmezliğidir. Yaşla birlikte %70'lere varan oranıyla dünyanın en sık görülen hastalıklarından bir tanesidir. Ancak sözüme başlarken söylediğim gibi onlarca yüzlerce binlerce sebebi olan bir şikayeti tek bir hastalığa bağlamak kesinlikle ve kesinlikle doğru değildir. Böyle bir şeyi hastalarımıza empoze etmekte etik değildir. Bu sebepten dolayı da evet herhangi bir toplarda var, yetmezliği tespit ettiğimiz hastalar büyük bir çoğunlukla diğer semptomlarında olduğu gibi ödemlerinde de azalma ya da kaybolma tecrübe etmelerine rağmen tek başına bunu garanti etmeyi uygun bulmuyorum..
Son Blog Yazıları
- Bacaklarınızda kaşıntıya yol açan yaraların sebebi nedir?
- Ayaklarım donuyor. ısıtamıyorum....
- Varislerim var, koşabilir miyim?
- Varislerim varken uçak yolculuğu güvenli mi?
- Lazerle tedavi olmak için 7 neden
- Venöz Ülser Nedir?
- Sağlıklı ve güçlü damarlara nasıl ulaşırız?
- DAMAR TARAMASI VE SAĞLIK KONTROLÜNE İHTIYACINIZ OLAN 11 NEDEN
- Varisleriniz ve Beslenme
- Kilo ve Varis İlişkisi


