Cildin Hemen Altında: Venöz Hastalık Kozmetikten Daha Fazlasıdır
Cildin Hemen Altında: Venöz Hastalık Kozmetikten Daha Fazlasıdır
Birçok kişi varisli damarları çirkin ama zararsız bir durum olarak düşünür. Hatta ülkemizde sıkça, “Aman canım, ne olacak? Anneannemde de babaannemde de çok vardı, 90 sene yaşadılar.” şeklinde bir yaklaşım görebiliyoruz.
Ancak bu yüzeysel görünen sorunlar, aslında daha önemli bir durumun habercisi olabilir. Venöz hastalık; kronik venöz yetmezlik, reflü, toplardamar kaçağı veya toplardamar yetmezliği olarak adlandırdığımız durumların bir sonucu olarak ortaya çıkabilir.
Türkiye’de kesin istatistikler bilinmese de ilerleyen yaşla birlikte genel popülasyonun önemli bir bölümünde en az bir tür venöz hastalık bulunduğu tahmin edilmektedir. Buna rağmen çoğumuz bu durumu yeterince önemsemiyoruz.
Venöz hastalık, kanı kalbe geri taşıyan toplardamarlardaki kan akışını etkileyen bir grup rahatsızlıktır. Bu rahatsızlıklar hafif bir ağrıdan, potansiyel olarak ciddi sağlık sorunlarına kadar farklı tablolara yol açabilir.
Tedavi edilmediğinde yaşam kalitesini önemli ölçüde düşürebilir ve farklı komplikasyonların gelişme riskini artırabilir. Neyse ki venöz hastalığı önlemeye, ilerlemesini yavaşlatmaya ve tedavi etmeye yardımcı olabilecek birçok yöntem bulunmaktadır.
Venöz Hastalığın Anatomisi, Türleri ve Nedenleri
Bacak damarlarımız; deri altında yağ dokusu içerisinde ilerleyen yüzeyel damarlar ve kasların arasında ilerleyen derin damarlardan oluşur. Bunların arasında bir de köprü görevi gören ve “perforan”, yani delici damarlar olarak adlandırdığımız damarlar bulunmaktadır.
Bu sistemlerin tamamı, kanı ayak ve bacaklarımızdan tekrar kalbimize taşımak için adeta bir otoyol sistemi gibi çalışır.
Bu sistemlerden biri veya birkaçı düzgün çalışmadığında kan aşağıya, yani ayaklara doğru geri birikmeye başlayabilir. Bu duruma toplardamar kaçağı, toplardamar yetmezliği veya reflü adı verilir.
Toplardamarlarımız Nasıl Çalışır?
Toplardamarlarımız pasif çalışan yapılardır. Yani arkalarında, atardamar sisteminde olduğu gibi doğrudan pompalayan güçlü bir mekanizma bulunmaz. Üstelik bacaklardan kalbe doğru ilerleyen kan, yer çekimine karşı hareket etmek zorundadır.
Toplardamarlar, kan akışının devamlılığını sağlamak için kas kasılmaları ve tek yönlü kapakçıklarla birlikte çalışır.
Toplardamar kanının kalbe geri dönüşünü sağlayan üç temel mekanizma vardır:
-
Arkadan gelerek kanı ileri doğru iten yüksek basınçlı atardamar akımı.
-
Nefes alıp verme sırasında göğüs boşluğunda oluşan negatif basınç.
-
En önemli mekanizmalardan biri olan baldır kaslarının kasılıp gevşemesi, yani yürüyüş sırasında çalışan baldır kas pompası.
Bu nedenle hareket etmek ve özellikle yürümek, toplardamar dolaşımı açısından son derece önemlidir.
Toplardamar Hastalığının Risk Faktörleri Nelerdir?
Venöz hastalıkların gelişiminde birden fazla risk faktörü rol oynayabilir.
Genetik yatkınlık: Her hastalıkta olduğu gibi toplardamar hastalıklarında da genetik yatkınlık önemli faktörlerden biridir.
Cinsiyet: Kadınlarda toplardamar hastalıklarının görülme ihtimali erkeklere göre daha yüksek olabilir.
Doğurganlık ve gebelik: Hormonal değişiklikler ve artan kan hacmi, damar hastalıklarına yatkınlığı artırabilir.
Uzun süre oturmak veya ayakta çalışmak: Gün boyunca uzun süre oturmanız ya da ayakta kalmanız gereken bir işiniz varsa damar hastalıkları açısından riskiniz artabilir.
Yaş: Risk özellikle ilerleyen yaşla birlikte artmaktadır.
Kilo: Kilo artışı, toplardamar sistemi üzerindeki yükü artırarak varise yatkınlığı artırabilir.
Topuklu ayakkabı kullanımı: Topuklu ayakkabı, toplardamar sisteminin en önemli yardımcı mekanizmalarından biri olan baldır kas pompasının etkin çalışmasını azaltabilir.
Sigara: Sigaranın damar sistemi üzerindeki zararlı etkileri bilinmektedir ve damar sağlığı açısından önemli risk faktörlerinden biridir.
Venöz Hastalık Ne Gibi Şikâyetlere Neden Olur?
Aşağıdaki şikâyetlerden bir veya birkaçına sahipseniz, özellikle gözle görülür varisleriniz de varsa bir kalp ve damar cerrahına başvurmanızda yarar vardır:
-
Yeri tam olarak gösterilemeyen künt ağrı
-
Dolgunluk hissi
-
Yanma hissi
-
Ödem
-
Kaşıntı
-
Kramp
-
Huzursuz bacak
-
Uyuşukluk
-
Görünür varisler
-
Örümcek damarlar
Bu şikâyetlerin hiçbiri tek başına yalnızca bir hastalığa özgü değildir. Ancak vücudun bize verdiği önemli uyarılar olabilir ve doktora başvurmamız gerektiğini gösterebilir.
Yüzeyel ve Derin Venöz Hastalıklar
Yüzeyel venöz hastalıklar daha yaygındır. Genellikle damarların zaman içerisinde genişlemesi ve kapak fonksiyonlarının bozulması sonucunda ortaya çıkar.
Derin venöz hastalıklar ise daha nadir görülmekle birlikte farklı tedavi yaklaşımları gerektirebilir. Bazı durumlarda daha ciddi komplikasyonlara da yol açabilir.
Bu grupta sık karşılaşılan başlıca hastalıklar şunlardır:
Yüzeyel Venöz Yetmezlik
Toplardamar yetmezliği ile birlikte gözle görülebilen varislerin ortaya çıktığı durumdur.
Yüzeyel Tromboflebit
Cildin yüzeyine yakın olan ve varislerin oluşumunda rol oynayan damarların pıhtılaşmasıdır.
Özellikle genişlemiş varisli damarlarda veya travma sonrasında ortaya çıkabilir. Akut dönemde oldukça ağrılı ve hassas bir tablo oluşturabilir.
Pıhtının kasık bölgesinde derin toplardamar sistemine yakın bir bölgede oluşması durumunda daha dikkatli değerlendirme gerekebilir. Ayrıca pıhtılaşmış bir damarda uygulanabilecek tedavi seçenekleri de değişebilir.
Derin Venöz Yetmezlik
Derin venöz yetmezlik, yüzeyel venöz hastalıklarla birlikte görülebilir.
Yüzeyel venöz problemler tedavi edildiğinde hastanın bazı şikâyetlerinde azalma görülebilir. Ancak belirgin bir derin venöz yetmezlik varsa, tedavi sonrasında beklenen semptomatik iyileşme daha sınırlı olabilir.
Derin Ven Trombozu (DVT)
Derin ven trombozu, kasların arasında seyreden ve kanı kalbe taşıyan ana toplardamarlarda pıhtı oluşmasıdır.
Büyük cerrahiler, travmalar, uzun süreli hareketsizlik, yatağa bağlı kalma veya bazı pıhtılaşma bozuklukları sonrasında gelişebilir.
En önemli risklerinden biri, oluşan pıhtının bir bölümünün koparak akciğerlere ulaşması ve pulmoner emboliye neden olmasıdır.
Bacaklarda Renk Değişiklikleri
Uzun süreli toplardamar hastalıklarında, genişlemiş damarlardan dokulara sızan kan hücreleri ve burada oluşan reaksiyonlar sonucunda özellikle ayak bileği ve çorap bölgesinde renk değişiklikleri ortaya çıkabilir.
Bu değişiklikler ileri dönemde kalıcı hâle gelebilir.
Venöz Ülserler ve Venöz Yaralar
Venöz yaralar, kronik toplardamar hastalıklarının önemli komplikasyonlarından biridir.
Tedavileri uzun sürebilir ve hastaların yaşam kalitesini ciddi şekilde etkileyebilir.
Damar Tedavisi Ne Zaman Düşünülmelidir?
Günümüzde koruyucu hekimlik, hasta bilgilendirmesi ve hastalık ilerlemeden önce gerekli önlemlerin alınması giderek daha fazla önem kazanıyor.
Eğer risk faktörlerine sahipseniz, bunları mümkün olduğunca azaltmanın yollarını değerlendirmek gerekir.
Mevcut bir damar hastalığınız varsa erken dönemde tanı ve tedavi; şikâyetlerin azalmasına, komplikasyonların önlenmesine ve ilerleyen dönemde ortaya çıkabilecek maddi ve manevi yüklerin azaltılmasına yardımcı olabilir.
Bu nedenle şikâyetleriniz varsa bir kalp ve damar cerrahına başvurmanızda yarar vardır.
Muayene ve gerekli durumlarda Doppler ultrasonografi değerlendirmesinin ardından kişiye özel tedavi seçenekleri belirlenebilir.
Sağlıklı Dolaşım İçin Egzersiz ve Hareket
Yürüyüş, bisiklete binme ve yüzme gibi düzenli fiziksel aktiviteleri günlük rutininize eklemek sağlıklı dolaşımı destekleyebilir.
Uzun süre oturmak veya uzun süre hareketsiz şekilde ayakta kalmak damar fonksiyonlarını olumsuz etkileyebilir.
Bacakları zaman zaman yükseltmek ve günlük rutine esneme hareketleri eklemek de damarlar üzerindeki yükün azaltılmasına yardımcı olabilir.
Unutmayın; bacak toplardamarlarının en önemli yardımcı pompa mekanizmalarından biri baldır kaslarının kasılıp gevşemesidir.
Düzenli egzersiz aynı zamanda ideal kilonun korunmasına veya fazla kilonun verilmesine yardımcı olur. Vücut ağırlığının kontrol altında tutulması da damar sağlığı açısından önemlidir.
Damar Sağlığı İçin Beslenme
Meyve, sebze ve tam tahıllar açısından zengin, dengeli bir beslenme düzeni genel damar sağlığının korunmasına yardımcı olabilir.
Yeterli miktarda su içmek de dolaşım sisteminin sağlıklı çalışması açısından önemlidir.
Bunun yanında sigara kullanımının bırakılması damar sağlığını korumak adına atılabilecek en önemli adımlardan biridir.
Tedavi Seçenekleri Nelerdir?
Günümüzde venöz hastalıkların tedavisinde farklı yöntemler bulunmaktadır.
Uygulanacak tedavi; hastanın damar yapısına, venöz yetmezliğin seviyesine, damar çapına, Doppler ultrasonografi bulgularına ve hastanın genel durumuna göre belirlenir.
Başlıca tedavi seçenekleri şunlardır:
Endovenöz Lazer Tedavisi (EVLT)
Endovenöz lazer tedavisinde ince bir lazer kateteri, bir iğne yardımıyla damar içerisine ilerletilir. Damar, kontrollü ısı enerjisi uygulanarak kapatılır.
İşlem uygun hastalarda küçük girişimlerle uygulanabilir ve klasik açık cerrahiye kıyasla daha az invaziv bir yöntemdir.
Uygulama şekli ve işlem sonrası süreç hastanın damar yapısına ve yapılan ek işlemlere göre değişebilir.
Miniflebektomi
Hastaların genellikle “paket”, “makarna” veya “üzüm” şeklinde tarif ettiği, ciltten kabarık ve gözle görülebilen varislerin küçük giriş noktalarından çıkarılması işlemidir.
Ana toplardamarlarda önemli bir problem yoksa tek başına uygulanabileceği gibi, gerekli durumlarda lazer tedavisiyle aynı seansta da yapılabilir.
Skleroterapi ve Köpük Tedavisi
Skleroterapi, damar içerisine özel bir ilaç uygulanarak problemli damarın kapatılmasını amaçlayan yöntemin genel adıdır.
İlaç sıvı olarak veya hava ile karıştırılarak köpük formunda uygulanabilir.
Damarın çapına ve hastanın durumuna göre birden fazla seans gerekebilir.
Dışarıdan Uygulanan Lazer Tedavileri
Çok ince kılcal damarların tedavisinde cilt üzerinden uygulanan lazer yöntemleri kullanılabilir.
Bazı hastalarda birden fazla seans gerekebilir. Uygun vakalarda skleroterapi ile birlikte kombine tedaviler de planlanabilir.
Erken Müdahale Neden Önemlidir?
Tedavinin geciktirilmesi; ağrı, şişlik, kaşıntı, kramp, huzursuz bacak, cilt değişiklikleri ve bazı durumlarda pıhtı gibi komplikasyonların ortaya çıkmasına zemin hazırlayabilir.
Hastalık ilerledikçe uygulanacak tedavi yöntemleri de daha kapsamlı hâle gelebilir.
Varis hastalığında en önemli noktalardan biri, sorunun yalnızca dışarıdan görünen damarlarla sınırlı olmadığını bilmektir.
Erken değerlendirme sayesinde hem şikâyetlerin nedeni belirlenebilir hem de hastalığın ilerlemesini ve komplikasyonların gelişmesini önlemeye yönelik uygun bir tedavi planı oluşturulabilir.
Yukarıda saydığım belirtilerden bir veya birkaçına sahipseniz vakit kaybetmeden bir kalp ve damar cerrahına başvurmanızı ve size özel değerlendirme ile tedavi seçeneklerinden yararlanmanızı öneririm.
Sağlıklı günlerde görüşmek dileğiyle. Her konuda bize ulaşabilirsiniz.
Prof. Dr. Bora Farsak
Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı
0538 874 43 43
Son Blog Yazıları
- Varis Kadınlarda Neden Daha Sık Görülür?
- Hareketsiz Yaşam Tarzının Damar Sağlığına Etkileri
- Uykuda Bacak Dolaşımımızı Nasıl İyileştirebiliriz?
- Sıcaklarla Barışın: Varisli Damarlar İçin Yaz Çözümleri
- Bacaklarınızda kaşıntıya yol açan yaraların sebebi nedir?
- Ayaklarım donuyor. ısıtamıyorum....
- Varislerim var, koşabilir miyim?
- Varislerim varken uçak yolculuğu güvenli mi?
- Lazerle tedavi olmak için 7 neden


